pronom relatifs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pronom relatifs etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

QUİ - QUE


QUİ

Özne yerine kullanılır.

La Turquie n’a pas signé le traité qui la traité a été rédigé par les Américains. (Türkiye, Amerikanlar tarafından kaleme alınan anlaşmayı imzalamadı.)

Mme. Gökçe a vendu les livres qui étaient usés. (Gökçe eskiden kullandığı kitapları sattı)

Je n’aime pas beaucoup les gens qui me dérangent. (beni rahatsız eden insanları sevmiyorum)

C’est moi qui l’a mangée !  (Onu yiyen benim.)

Il m’offre des cadeaux qui me plaisent beaucoup. (O bana hoşuma giden hediyeler alır.

QUE

Belirtili nesne görevindedir.

L’homme travaille chez Fiat. Je connais l’homme.
L’homme que je connais travaille chez Fiat.  (Tandığım adam Fiat’ta çalışıyor.)

Le cadeau qu’elle m’a offert m’a rendu très heureux. (onun bana verdiği hediye beni çok mutlu etti)

Les Pronoms Relatifs Simples.. Qui.. Que.. Dont.. Où..

Qui:

Bir kişiyi yada ismi belirtmeye yarar.
Örneklerle inceleyelim;


Ali préfere les vetêmentsCes sont cher.
Ali préfere les vetêments qui sont cher.

La femme est ma petite amie. Elle s’appelle Fatma.( O kadın benim sevgilim. Onun adı Fatma.)
La femme qui s’appelle Fatma est ma petite amie (Adı Fatma olan kadın benim sevgilim.)

Que:

Bir nesneyi yada eylemi belirtmeye yarar.


L’homme travaille chez l’université d’Ankara. Je connais l’homme. (Ankara Üniversitesinde çalışan adam.  O adamı tanıyorum.)
L’homme  que je connais  travaille chez l’université de Ankara (Tanıdığım adam Ankara Üniversitesinde çalışıyor.)

* J'écoute une chanson. C'est une chanson très belle.

- La  chanson que j'écoute est très belle.
> Dinlediğim şarkı çok güzel.

* J'ai acheté un ordinateur. Il était bon.

- L'ordinateur que j'ai acheté était bon.
> Satın aldığım bilgisayar iyiydi.

:

Tamamiyle bir zamanı, bir anı ve bir yeri belirtmede kullanılır.

* Il va à Antalya. Il a rencontré son ami Mehmet

- Il va à Antalya où il a rencontré son ami Mehmet.
> Arkadaşı Mehmet'le karşılaştığı Antalya'ya gidiyor.

* Un jour on a mangé du kebab. Il était pluvieux.

- Le jour où on a mangé du kebab était pluvieux.
> Kebap yediğimiz gün hava yağmurluydu.

Dont:

Bir tamlama durumunda, ve  'de' prépositionu alan bir fiilin kullanımında ele alınır.

* Babası öğretmen olan çocuk iyi notlar alıyor.

- Le père de ce fils est professeur. Ce fils récupère de bonnes notes.
> Le fils dont le père est professeur récupère de bonnes notes.
Gördüğümüz gibi tamlamayı işlemiş bulunmaktayız.

* Hayalini kurduğum araba satıldı.

- J'ai rêve d'une voiture. Cette voiture a été vendue.
> La voiture dont je rêve a été vendue.
'' Avoir rêve de quelque chose'' Bir şeyin hayalini kurmak.